“Muhteşem Yüzyıl “ Dizisinin Artı ve Eksileri

mustafa_topalogluMuhteşem Osmanlı İmparatorluğunun, en uzun süre padişahı olan  “Kanuni Sultan Süleyman,”  TV dizisiyle evlerimize misafir oldu.
Ekranların dizisi , “Muhteşem Yüzyıl,” son dönemlerin en çok eleştiriler alan dizilerin başında geliyor.
Avrupa’da ulusal devletlerin oluşmaya başladığı, ortaçağ monarşilerinin yenidünyaya intibak kavgası verdiği bir devirde “Kanuni Sultan Süleyman” tahta geçmişti.
İcraatlarıyla bütün dünya devletleri ona “muhteşem” unvanını vermişti.
Bu sıfatıyla birlikte, kararlılığından ve adaletli davrandığından dolayı da “kanuni” unvanını almıştı.
Her şeyden önce tarihi kişilikler, bir milletin  “ortak değerleri”dir.
Ne amaçla olursa olsu, milletin ortak tarihini hiç kimse dilediği gibi kullanamaz.
Çünkü burada herkesin payı ve “ortak hissesi” vardır.
Bu nedenle toplumu ilgilendiren konularda “hassas ve sorumlu” davranma mecburiyeti vardır.

Şuana kadar diziyle ilgili pek çok “olumlu ve olumsuz eleştiriler” yapıldı.
Dizinin, olumlu ve olumsuzluklarını harmanlayarak “genel ve objektif” bir değerlendirme de biz yapalım.

Dizinin Önce Artı Yönleri

  • Muhteşem Yüzyıl” dizisi tarihe olan ilgiyi artırdı. Bu diziyle birlikte Osmanlı’ya ait kitaplar yeniden ortaya çıktı. Pek çok kişi tarihe ve padişahlara karşı bilgilerini tazeleme ihtiyacı duydu.
  • Dizinin yayınlanmasıyla, birlikte, “Topkapı Sarayı” daha fazla ziyaret edilmeye başlanmış.
  • Özellikle internet üzerinden yapılan satışlarda, “Hürrem Sultan ve Kanuni Sultan Süleyman’la” ilgili kitaplarda büyük artışlar olmuş.
  • “Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman” için özel hazırlanmış elmas, altın,  yakut gibi mücevherlerden oluşan “Muhteşem Yüzyıl takıları,”  özellikle yüzükler büyük ilgi topluyor.
  • Koca “Osmanlı Devletini ve Kanuni Sultan Süleyman’ı” kötü tanıtmaya çalışanlara karşı halkın “tepkisi ve duyarlılığı,” ilgi uyandırdı. Kim ne derse desin,  bu milletin “tarihine ve kültürel değerlerine” sahip çıkma bilincinin hala var olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Nitekim bu tepkiler karşısında halkın hassasiyetlerini göz ardı etmeyen dizi yöneticileri,  12 dakikalık “harem sahnelerini” kesmek zorunda kalmışlar.

 

Dizinin Eksi Yönleri

  • Osmanlı hanedanı” yanlış tanıtılıyor ve padişah, astığı astık kestiği kestik şeklinde bir diktatör olarak gösteriliyor.
  • Osmanlı Sarayı, Harem’den ibaret bir eğlence yeri imiş gibi veriliyor. Oysa Harem, 5 vakit ezanın okunduğu, cemaatle namazın kılındığı,  Kur’an’ın okunduğu, duvarların ayetlerle süslü olduğu bir yer olduğu tarihçiler tarafından söyleniyor. Bu geleneği sürdürmek için şimdi bile “Topkapı sarayında Kur’an-ı Kerim “ okutuluyor.
  • Dizide araştırma eksikliği çok fazla. Öylesine önemli tarihi bir şahsiyet, cinsellik boyutuna indirgenmiş. Padişahın hayatı sadece cinsellikten ibaret gibi bir imaj varilmiş.  “Kanuni Sultan Süleyman, “ devlet idaresini bir tarafa itip akşam hangi kadınla beraber olacağı hesabı içinde olduğu havası verilmiş.
  • Koca “Osmanlı tarihi” bir avuç kadının çekişmesinden ibaretmiş gibi gösterilmiş.
  • “Kanuni Sultan Süleyman’ın” hayatı, nikâhsız bir şekilde haremdekilerle yaşayan, zevk düşkünü bir kişi olarak gösteriliyor. Nikâh kavramı hafife alınmış, hatta hiç gündeme bile alınmamış.

“Muhteşem Yüzyıl” dizisinin hem olumlu, hem de olumsuz yönlerini maddeler halinde sıraladık. Burada kesin olan durumu bir de ben hatırlatayım.
“Osmanlı Devletinde Harem Hayatının” gerçek iç yüzünü orada yaşayanların haricinde hiç kimse bilmiyor.
Bu durumu herkes merak etmiştir. Özellikle “Batı dünyası” bununla ilgili çok hayali senaryolar üretmiştir.
“Batılı oryantalistler,” kendi yaşam tarzlarından yola çıkarak bir Osmanlı Padişahının neler yapabileceğini hayal ederek yığınlarca kitaplar yazmışlar.
Bizim taklitçiler de bunları kaynak alarak bizlere aktarıyorlar.
Bu işin esası budur.

Şimdi burada Şunu hatırlatmak istiyorum.
“Bugünkü Rusya,” Çarlığıyla övünüyor.
“İngiltere,” kraliyetiyle varlığını sürdürüyor.
“Japonya,” gelenekleriyle kendini dünyaya tanıtıyor.
“Amerika,”  geçmişteki kovboyculuğuyla aslını ortaya koyuyor.
Bizler ise, geçmişimizi, aslımızı, tarihimizi kötülemeyi marifet sayıyoruz.
Bu nasıl bir kişilik,
Bu nasıl bir şartlanma,
Bu nasıl beyin yıkama, bir türlü anlayamıyorum!..

Facebook twitter linkedin stumbleupon digg reddit favorites more

Yorum yap

Copyright © 2011 medyaplatformu, Medya Platformu Derneği

Designed by Free Wordpress Themes